Ben Bu Cihana Sığmazam dizisi kadrosunda kimler yer alıyor? Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinde hangi oyuncu, hangi karakteri canlandırıyor? Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinin oyuncu kadrosunda kimler var?

Televizyon izleyicileri Ben Bu Cihana Sığmazam dizisi oyuncu kadrosunda hangi oyuncunun hangi karakteri canlandırdığını merak ediyor. Ben Bu Cihana Sığmazam dizisi oyuncularının isimleri, Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinin karakterlerinin isimleri, Ben Bu Cihana Sığmazam oyuncularını ve karakterlerini sizler için listeledik.



Cezayir Türk: İstanbul'un yer altı dünyasının tanınan kabadayılarından biriyken, ağabeyinin uluslararası bir operasyonda öldürülmesiyle kendini intikam almaya adar. Ağabeyinin ölüm emrini veren CIA Türkiye Direktörü'nü öldürerek intikamını alır. Bu eyleminin sonuçlarıyla yüzleştiğinde ise ailesini korumak için, ölmüş olarak gösterilip, ailesini arkasında bırakarak yurt dışına çıkmayı kabul eder.

 
Leyla Türk: Cezayir'le evliliğin ona ne kadar zor bir hayat getireceğini bilmesine rağmen gözü kara bir şekilde onunla evlenmeyi kabul etmiştir. Bir bebek beklediklerini öğrendiği gün, ynı zamanda kocasının öldüğü haberini almıştır. 
 
Firuze Turan: İdealist bir doktor olan Firuze, tıp fakültesinden mezun olur olmaz "Sınır Tanımayan Doktorlar"a katılmıştır. Bilmediği, yeni coğrafyalarda insanlara yardımcı olmak için çalışırken Cezayir Türk'ün hayatını kurtarır.
 
Kurban Baba: Cezayir'in en güvendiği dostlarının başında gelir. Çocukları ile birlikte bir çiftlikte yaşyan Kurban Baba, bilge bir adamdır. kurban Baba'nın bütün çocukları, geri dönen Cezayir'in fedaisi olacaklardır.
 
Gülendam Türk: Cezayir'in annesi olan Gülendam, sadece öldüğü sandığı Cezayir'in değil, öldürülen diğer oğlunun da yasını da tutan bir annedir. Bu acıya katlanmasını sağlayan şey ise torunu Suna, kızı Canan ve kızı gibi sevdiği gelini Leyla'nın varlığıdır.
 
Dumrul Bey: Cezayir'in en yakı dostu ve yol arkadaşı ve kayın pederidir. Dumrul Bey'in bütün hayatı mazlumların kurtuluşu için verdiği mücadele ile geçmiştir. Manevi kızı Firuze, Cezayir'le evlenmiştir.

Tatavlalı: 50 yaşında… İstanbul’un eski adıyla Tatavla, yeni adıyla Kurtuluş olarak anılan semtinde doğmuş… Hep sevdiği ve çok kültürlülüğünden beslendiği semtinin adıyla anılmış Tatavlalı… Zekası, öngörüsü, planlama ve yönetme kabiliyeti onu daha çocuk yaşlarda bile, arkadaşlarından ayıran özellikleriymiş. 10 yaşındayken babası annesini öldürmese, ortada kalan Tatavlalı, hayatta kalmak için sokağın kanunlarına uymak zorunda kalmasa, bambaşka yerlerde, bambaşka mevkilerde olabilecek kabiliyetlere sahipmiş… 12’sinde Tarlabaşı’nda kendinden yaşça büyük iki sokak çocuğuyla canını ve ekmeğini korumak için girdiği kavgada ikisini de yaralayıp, ıslahevine düşmüş… Islahevi onu soğuk sokaklardan kurtaran, düzenli sıcak yemeğe ve kitaplara kavuşturan bir barınak olmuş… 18’ine gelene kadar, neredeyse her kış, bilinçli ve düzenli olarak girmiş ıslahevine… Hep okumuş yattığı koğuşlarda… Bulduğu her kitabı hatmetmiş adeta… Zaman içinde kitaplarla bilgisini, soğuk koğuşlarda, sokaklarda verdiği mücadele ile yeraltı dünyasındaki hakimiyet alanını geliştirmiş… Gücün zeka ve para olduğunu keşfettiği 20 yaşından sonra hiç cezaevine girmemiş… Sokaklara da dönmemiş… Bileğiyle suçu işleyen değil, bilgisiyle yöneten ve yönlendiren adam olmuş… Merhamet duygusuna sahip olmadığından mı, yoksa aklının duygularını yok edecek kadar baskın olmasından mı bilinmez, hayatı boyunca bir kere bile ağlamamış Tatavlalı… Kurnaz, merhametsiz bir düşman olarak Cezayir Türk’ün karşısına çıktığı ilk anda, ölüm ikilinin arasında kol gezmeye başlıyor. Ölüm kime dokunacak, kimi yıkacak… Bunu sadece kader biliyor.
 

Ateş Türk / Jean Luc Tonnerre: Jean luc; Çad, Tahiti, Cibuti ve Guam ‘da sayısız operasyonlara girmiş. Fransızların Afrika sömürgelerinde bütün kirli işlerini yapan adamlardan birisi… Guam’daki birliğinden firar etmiş ve şu an İstanbul’da. 30’lu yaşlarının başında, aile kavramı olmayan, iyi eğitimli, çok konuşmaktan hazzetmeyen, sevgisini belli edemeyen, yeri geldiğinde nezaketine şaşırtacak kadar üsluplu, yeri geldiğinde acımasız biri, zeki, plancı, sabırlı gözü kara.

Azra Malek: İran’ın Tahran kentinde çok çocuklu bir ailenin en son evladı olarak dünyaya geldi. Kendisinden büyük üç ağabeyi ve üç ablası var. Azra’nın doğumundan dört yıl sonra annesi Ahsen vefat edince Azra’nın bakımıyla küçük ablası Nevin ilgilenir. Babası Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına KAYIKÇI mahlasıyla nam salan kişidir.

Silah tutmayı, yabani doğayı ve avlanmayı babasından öğrenir. Bu nedenle ailenin diğer kız çocuklarından farklı olarak biraz erkek çocuğu gibi yetişir.

Azra, yirmili yaşlarının başında babası tarafından Londra’ya gönderilir. Annesinin kanser nedeniyle erken ölümü, Azra üzerinde annesini kurtaramama duygusu yaratır ve bu nedenle eğitimini tıp üzerine alır. Doktorluk eğitiminin yanı sıra aynı zamanda entelektüel yanını da geliştirmeyi seven bir kadındır. Okurken Avrupa’nın dört bir yanını dolaşır. Çok konuşkan bir yapısı yok… Gerektiğinde etkili cümleler kuruyor. Aslında hayatta Ateş Türk’ün tam karşılığı… Ateş’ten tek eksiği içinde alınamamış bir hıncı öfkesi yok. Hayatta en büyük idolü babası KAYIKÇI.

 

Bölüm fotoğrafları Bölüm özeti Oyuncu kadrosu Genel Bilgiler Haftalık Dizi Programı