'Masum' aşk mı, özgürlük mücadelesi mi?
Çoban Yıldızı | |
Işınla Bizi Scotty yazdı: Bu dizi sadece imkansız bir aşk hikayesi olarak başlamadı değil mi? Ailesi tarafından zengin bir toprak sahibine, isteği dışında satılan genç bir kızın kendisine biçilen kadere karşı gelmesi ve özgürlük mücadelesi olarak da başladı.
'Son iki bölümdür dizi toparlanmaya başladı. Karakterler ve ilişkiler nihayet derinleşiyor, diyaloglar da inandırıcı." derken şimdiye kadarki en uçuk, en ipe sapa gelmez ve sinir bozucu sahnesini izledik Çoban Yıldızı'nın. Zekkar, kendisinin bile tam olarak ne olduğunu anlamadığı bir garip haller içinde, Zühre'nin konaktaki ikinci sabahında silah sesiyle uyandırdı herkesi. Çalışanlar da dahil, tüm ahali pijama gecelik konağın salonuna toplandı (Fikret hariç). Zekkar yine tehditlerine başlamışken bir süre sonra Fikret de salona geldi, hizmetçiden kendi odalarını toplamasını istedi. Aile dışındakiler olan bitene tanık olmasın istemiş olabilir elbette ama aslında sahnenin varacağı yer çok belliydi. Zekkar yine 'Başkasının koynundan çıkmış bu kadın bize yakışmaz' diyerek yakarmaya başladı ki bununla da sorunum yok. Çünkü Zekkar gibi bir adam için -içinde yaşadığı kültür düşünüldüğünde- Zühre kabul edilir gibi değil elbette; babasının onları rezil ettiğini düşünmesi de normal (Zekkar konusunda burada fazla olan Zühre'ye duyguları olması ve öfke yerine duygusallık göstermesi). Ama sonrasında olanlar akıl alır gibi değil. Tam Zekkar silahını Zühre'ye doğrulttuğu sırada evin hizmetçisi elinde çarşafla geldi ve 'Zühre temizdir, bu çarşaf da ispatıdır' diyerek Zühre'nin hayatını kurtardı. Bu sahne, hizmetçinin o 'temizdir' deyişi, 'namus' göstergesi o çarşafın herkese sergilenmesi... herşey o kadar kabaydı ki (Sahi, kan Fikret'in kolundan sızmak için neden onca zaman bekledi? Salonda bir bile damla akmayıp, odaya kadar beklemesi ne büyük incelik.) gördüklerime inanamadım. Fikret'in, Zühre'yi Zekkar'ın baskısından kurtarmak için bir şeyler düşünmesi anlaşılır bir şey ama bunun daha incelikli, daha gerilimli bir yolu bulunabilirdi.
Bunların dışında olaylar hızlı gelişiyor. Diziye yeni dahil olan Necmi ve Güneş'in Karakayalarla bağlarının ne olduğu hem geçen bölümde verilen ip uçlarından hem de fragmanlardan anlaşıldı bile. Fragmanlara göre dizi, ilk bölümlerde vaat ettiği aksiyona da geri dönüyor. Zühre ve Seyit'in arasındaki uçurum daha da derinleşiyor (Geçen bölümde aralarında geçen sahnenin oldukça başarılı olduğunu belirtmeliyim bu arada). Gerimlili bir yeni bölüm bekliyor izleyiciyi. - 1001 Tv