Maraşlı benzerlerinden sıyrılıyor

Işınla Bizi Scotty 18.1.2021 Maraşlı
Maraşlı

Atv'nin, Burak Deniz ve Alina Boz'un başrollerini paylaştığı, Tims&B yapımı dizisi Maraşlı 11 Ocak Pazartesi akşamı ilk bölümüyle ekrana geldi. 

Maraşlı'nın çok sıra dışı olmayan bir konusu var: Özel Kuvvetler'den emekli bir asker olan, Maraşlı lakaplı Celal, bir gün genç bir fotoğrafçı olan Mahur'la karşılaşır. Mahur, bir cinayete tanık olur; fark edilir. Katillerden kaçmaya çalışırken onu Maraşlı kurtarır. Mahur'un babası, Maraşlı'dan kızını korumasını ister... 

Elbette kendine özgü alt metinleri, yan hikayeleri, karakterleri ve detayları olsa da bilindik temalar üzerine kurulu bir hikaye bu. Zengin ve güçlü bir aileden gelen, Batı eğitimli, asi ruhlu bir kız... Alaturka diyebileceğimiz, orta sınıftan gelen, ağırbaşlı, ulaşılmaz, dramatik bir hikayesi olan bir adam... Bu adamın, bu kızın hayatını kurtarması... Aralarında zıtlaşmalarla başlayan bir aşk hikayesi... Adamın, kızın ailesine sızarak intikam alması... Hepsi çok bilindik, işlenmiş temalar. 

Ne var ki, Maraşlı hikayesinin kurulumu, kurgusu, karakterlerin derinliği, arka plandaki hikayeleri, diyaloglarıyla, bu temaları işlemiş olan çoğu dizinin olmak isteyip de olamadığı şeyi başarmış. Tüm klişelerine karşın sürükleyicini, şaşırtıcılığını, ilginçliğini kaybetmeden akıyor dizi. 

 

 

Hikayenin ana kahramanı olan Maraşlı, her ne kadar soğuk, ağır, içine kapalı, sessiz biri olsa da izleyici olarak iç dünyasına ulaşabildiğimiz, dramına inandığımız, derin bir karakter. Mutlu bir günlerinde, silahlı bir saldırıda açılan ateşte ağır yaralanan kızına olan sevgisi, edebiyata düşkünlüğü, mütevazı hayatı inandırıcı kurulmuş. 

Hikayenin ikinci ana karakteri konumundaki Mahur da Amerika'da eğitim görmüş, zengin, başarılı, ailesine düşkün ama başına buyruk bir karakter olarak, yine klişeler üzerine kurulmuş olsa da inandırıcı sınırlar içinde yazılmış ve işlenmişti. 

Yan karakterleri de, dizinin artılarından. Şimdilik ana kötümüz olan Savaş, yer altı mekanlarda yaşayan; şapkası, eldivenleri, siyah gözlükleri, alaycı dili ve acımasızlığıyla, yine klişe denebilecek özellikleri olan bir karakter. Ne var ki kronik bir cilt hastalığı olması yüzünden insan içine çıkamaması onun tüm bu uç özelliklerini inandırıcı kılıyor. Saygın Soysal çok karakteristik bir beden dili ve sıra dışı fiziksel özellikleri olan bir oyuncu. Bu nedenle, hangi rolde görsem aşağı yukarı aynı karakteri izliyormuşum hissini verir bana. Bununla birlikte şu ana kadar izlediklerim içinde, kendisine en yakıştırdığım rolü bu oldu. 

Serhat Kılıç'ın canlandırdığı, Mahur'un büyük abisi Necati ise dizilerde pek görmeye alışık olmadığımız şekilde felsefeye, tarihe düşkün, entelektüel, şakacı, eleştirici ve alkolik bir karakter. Olaylara bakış açısı, eleştirileri, isyan ettiği konular göz alındığında hikayede olumlu işleniş bir karakter olduğunu söyleyebileceğimiz bu karakterin cinsiyetçi bir yaklaşımının olması biraz can sıkıcı. 

 

 

Alina Boz'u biraz Elimi Bırakma, Aşk 101 ve kısmen de Paramparça dizilerinde izlemiştim. İnsanın aklını başından alacak derecede olmasa de, izleyiciyi inandıran, kendisini rolüne yakıştıran bir performansı var. Onu, Mahur karakteriyle izlemeyi sevdim. 

Burak Deniz ise harika denebilecek bir performans çıkarmış. (Maraş şivesi konusunda bilgim olmasa da) Şivesindeki tutarlılık, karakterin yaşadığı olaylarla içine girdiği ruh halini taşıyışı, askerlikten gelen beden dili... Bunların hepsi çok etkileyiciydi. Burak Deniz'in oyuncu olarak yaşadığı en büyük sorun konuşmasındaki hız ve genel olarak telaşlı bir performansı olmasıydı. Maraşlı'da bu iki sorunu da aşmış. Karakterin az konuşan biri olması, repliğinin azlığı da bu konuda Deniz'e yardımcı olmuş. Yalnızca bir sahnede performansından tatmin olmadım. Bölümün sonlarında, Maraşlı ve Mahur'un babası Aziz arasında geçen, hikayenin dönüm noktası olabilecek, kritik bir konuşma yaşanıyor. Maraşlı'nın bir gerçeği idrak ettiğine tanık oluyoruz. Ne var ki bu idraki, Burak Deniz'in gözlerinde, yüzünde de görmemiz gerekirken sadece flashback sahnesiyle yaşayabiliyoruz. 

Dizi sıkıcılığa düşmeyen, hızlı denebilecek, sürükleyici bir akışı var. Bununla birlikte en baştan beri tanık olduğumuz sorgu sahneleri fazlasıyla kapalı. Kim tarafından, neden sorgulandığı, onlarla bağlantısı, nasıl bir zaman akışı için bu sorguların gerçekleştiği çok belirsiz. Bu tüp merak uyandırıcı gizler cazip olabilir elbette ama ilk bölüm için fazla denebilecek bir dozdaydı. Aksiyon sahnelerinde de teknik bir yetersizlik dikkat çekiyor. Örneğin hızlı takip sahnesinde, hızı saatte 160 km'ye kadar çıkan ve sert manevralar yapan arabada yolcuların hızdan, savrulmalardan etkilendiğini hiç göremedik. Ödül töreninde sahnenin yanı başında çok şiddetli geçen kavganın kimse tarafından duyulmaması da inandırıcı değildi. Dizide memnun olmadığım diğer bir konuda tema müzikleri. Bilindik, özgünlükten ve etkileyicilikten uzak, sahneler duygusal bir katkı yapmayan müziklerdi. 

Bu gibi eksikliklerine karşın, artısı çok daha fazla olan; başta da söylediğim gibi benzerlerinin ulaşamadığı bir sahne ve karakter derinliğine sahip, sürükleyici ve inandırıcı bir dizi olmuş Maraşlı. Yeni bölümü merakla bekletecek kadar başarılı... 

Paylaş

 

Tüm Maraşlı Bilgileri