Uzunçorap 11.12.2016 Cesur ve Güzel
Cesur ve Güzel

Önce hızlıca bölümün gelişmeleri:
Cesur ve Korludağlar arasında ortaklık imzalandı. Cesur annesi Fügen'i klinikten çıkarıp çiftliğe getirdi. Cahide'nin bebeğinin cinsiyetinin erkek olduğu belli oldu. Cesur ve Banu, Adalet'in esirgeme yurdundaki hikayesini öğrendi. Şirin ve Kemal evlendi. Sühan Cesur'a bir saat hediye etti.

Şimdi gelelim detaylara...

Bölümün genel havası
Bu bölüm geçen bölüm kadar olmasa da yine gerilimin biraz daha ön planda, romantizmin de geri planda olduğu bir bölüm oldu ama en azından sır üstüne sır binmedi, hatta bazı sırlar açığa çıktı ve biz de seyirci olarak ekran karşısında bir oh dedik. Ayrıca bu bölümde Sühan ve Cesur birlikte daha çok zaman geçirdiler, bu da iyi oldu.

Araştırmamıza kaldığımız yerden devam
Bölüm geçen bölümün final sahnesiyle açıldı. Sühan, Cesur'un çiftliğinin davetinde, Cesur ve Rıfat'ın konuşmalarını gizlice dinliyor. Bu tanıklık, sonrasında Sühan'ın tüm duygularını ve eylemlerini etkiledi. Babasına karşı içinde şüphe uyandı ve duyduklarını hatıralarıyla birleştirince enerjisini Cesur'un sırrını çözmek yerine babasının sırrını çözmeye yöneltti. Bilgi toplamak için çiftliğin kahyası ve babasının 30 yıllık adamı Salih'e sordu, abisi Korhan'a sordu, eski fotoğrafları, belgeleri karıştırdı. Henüz bir yere varamasa da Sühan tuttuğunu kolay kolay bırakacak bir tip değil. Bir üst kuşaktan etrafta fazla kimse olmadığına göre, bu konuyu deşmeye devam ederken Salih'in karısı Reyhan'la ya da Bülent'in annesi Mihriban'la konuşabilir. En nihayetinde açık açık Cesur'a da sorabilir. Zaten evin etrafındaki kameraları göstererek, onun kendilerini dinlediğini bildiğini ima eden Cesur ondan bunu istedi. Sühan zorlasa Cesur herşeyi söyleyecek mi ne!

Korludağ'ı Karlıdağ'a çevirecek kış
Malum Aralık ayı ve meteoroloji haberlerinde haftada bir "kar geliyor" anonsu yapılıyor. Fakat ülkenin batısında bulunan Korludağ'a henüz kar da kış da uğramadı. Sühan'ın "Korludağ'da kış sert geçer" demesi meteorolojik anlamda da boş çıkmazsa, Korludağ'da dolu dolu bir kış atmosferi izlenir. Etrafı kar kaplar, ağaçlardan kar lapları düşer. Şöminelerinde çıtır çıtır ateş... Kış doğası Korludağ'ı Karlıdağ'a çevirir. Şu anda gerek müzikleri, gerek etraftaki sonbahar ortamıyla dizi hüzünlü, gizemli ve gerilimli bir frekans tutturmuş durumda. Kendi içinde bir güzelliği olsa da kar soğuğu kırar denir ya, kış ortamı da dizideki bu gergin tonu biraz yumuşatsa iyi olur.

Casting
Dizide karakterlerin yetişkinlikleriyle çocukluk-gençliklerininin uyumu çok başarılı: Bu bölümde ilk kez gördüğümüz Rıfat İlbey'in gençliği, Adalet'in gençliği, Korhan'ın çocukluğu, daha önceki bölümlerden Cesur'un çocukluğu, Tahsin Korludağ'ın gençliği... Ayrıca Cesur'la babası da birbirine benziyor. Cesur'da renkler anneden, biçimler babadan..

Cesurum, Darsi kıyafetlim
Cesur güzel giyiniyor giyinmesine fakat: Kılık kıyafeti "Pride and Prejudice" (Aşk ve Gurur) romanındaki Bay Darcy tarzını, o zamanın toprak zenginlerinin kılık kıyafetlerini hatırlatıyor. Sanki o hayat tarzından, geçmiş bir yüzyıldan, başka bir memleketten Korludağ'a çıkıp gelmiş biri. Bir de renk olarak, sık rastlanır bir renk mesela gri giymesinden iyidir ve mavi de birçoğumuzun en sevdiği renktir ama Cesur mavide boğuluyor sanki. Maviyle verilen bir mesaj yoksa, çeşitlendirip, yeşil, turuncu falan da giyebilir. Son olarak, Cesur'un evindeki davette herkes ceketliydi ama Cesur kendi evinin içinde kocaman kabanla dolaşıyordu. Çok mu üşüyor?

Anlamı yok bu sözlerin
Yengesi Cahide Sühan'a "Sen bence çoktan tutuldun bu Cesur'a" diyor. Bülent'le yaptığı anlaşmanın daha mumu kurumadı. Cahide uyanık bir kadın. Birine sürekli birinden bahsedersen, onu manipüle edersin. Paragöz Cahide'deki bu tavır değişikliğinde Cesur'un aileye kazandıracağı borsa parasını, Bülent'in heba etmesinin etkisi olabilir.
Cesur çiftliğin açılış davetinde Tahsin Korludağ'a topraktan çıkan çil altın sikkeleri gösterip "Böylelikle Korludağ arazisi tam 5 kat değerlendi" diyor. Topraktan tarihi eser çıkıyor, para bulduk diye uluorta seviniyorsunuz. Eğer tarihi eserse orası sit alanı olur, "hazine bulduk kazalım" olur mu? Senden beklemezdim Cesurum gözüpekim.
Tahsin ve Adalet, 1987 yılını hatırlıyorlar.  Adalet yurt müdürüne ateş etmiş. Tahsin "Tamam bu kadar yeter, abine de kalsın" diyor. Adalet silahı abisine doğrultunca ise "Sakın aklından bile geçirme, o bize lazım" diyor. Anında karar mı değiştirdi? Plansız hareket ediyorsa, Salih'i, öteki emniyet görevlisini ne ara, nasıl ayarladı. Tuhaf tuhaf.

Acıklı
Cahide ve Hülya hastanedeler. Doktor Hülya'nın bebeğinin cinsiyetinin erkek olduğunu söyleyince iki kadın, özellikle de Cahide sevinçten havalandı. İki kadının doğacak bebek erkek olacak diye sevinmeleri acıklıydı.
Cesur'un Sühan'dan bu kadar tavır yiyip hala önünde arkasında kendini sevdirmeye çabalaması acıklıydı. Acaba intikamı söz konusu olmasa da bu kadar uğraşır mıydı, yoksa oluruna mı bırakırdı? Emreder gibi konuşmaları da, sanki eziklikten, kuyruğu dik tutma çabasından.

Komik
Cesur topraktan bulduğu altınları gösterdiğinde Tahsin'in öksürüğe boğulması komikti. Paraya düşkünlüğünün böyle karikatürize işlenmesi eğlenceli oluyor. Ayrıca Tahsin'le Mihriban arasındaki atışmalar da dizinin bir başka komedi unsuru.

Verin, verin cevapları
Sühan, Korhan'a "Hasan Karahasanoğlu diye birini hatırlıyor musun?" diye sorduğunda, Korhan "Nereden hatırlayacağım" deyince, Sühan neden "Senin sünnetinde evimize gelmişti" diye hatırlatmadı? Cesur'un annesinin rahatsızlığı alzheimer hastalığı imiş ve çiftliğe yerleştiğinde de görüldü ki Fügen Hanım kalabalıktan, yüksek sesten olumsuz etkileniyor. E, Cesur bunu bile bile annesini nasıl Şirin'le Kemal'in düğününden bir gün önce çiftliğe getirdi? Birkaç gün daha bekletebilirdi. Adalet Soyözlü ile Tahsin Korludağ nereden tanışıyorlar? Söylendiğine göre aynı esirgeme kurumunda değillermiş, yaş farkları da var. Yazması da kötü ve zor ama, belki de Adalet abisi Rıza tarafından satılacaktı ve Tahsin de karısını aldatacaktı. Korhan Sühan'a "Sen babamın yetimhanede büyüdüğünü nereden biliyorsun" diye sordu. Sühan da "Şimdi emin oldum" dedi ama cevabı söylemedi. Sühan bunu nereden duymuş? Ve tabii Korhan nereden duymuş?

Bundan sonra ne olur, buradan nereye gider, yeni bölüm tahminleri
Bölüm yine çok riskli, Cesur'u tehlikeye düşürecek bir yerde bitti malum. Gelecek bölümde ihtimal Cesur yine allem kallem ederek, ya da belki istemeyerek de olsa annesinin hastalığını bahane ederek konuyu kapatacaktır. Tabii bu Sühan'ın kuşkularını arttıracaktır.  Cesur ve Banu Adalet'le ilgili bilgiler edindiler edinmesine ama iki cinayetin henüz alakasını kuramadılar. Adalet'le konuşmalarının fayda getirmeyeceği ortada. Banu, hapishanedeki Rıza ile görüşmeyi deneyebilir. Tabii bunu nasıl gizli tutacaklar? Hem de Korludağ'da neredeyse imkansız. O halde Banu'nun Korludağ ahalisinin tanımadığı bir avukat arkadaşı devreye girebilir. Cesur ve Korludağlar arasında ortaklık oldu. Bundan sonra Cesur'un işle ilgili manevraları yüzeysel geçilmezse, biz de işin adrenalinine ortak olabiliriz, yoksa duygumuz havada kalabilir. Rıfat Cesur'un bu davası için canla başla uğraşıyor. Bu süreç sonunda onun da ,memuriyete geri dönemese de sicilini aklamak, toplumdaki itibarını ve ailesini geri kazanmak gibi umutları olsa gerek. Banu Cesur'dan ayar alıp duruyor fakat geri adım atarsa ortam rakipsiz kalır, heyecan azalır. Zaten Cesur'a aşık. Cesur'u geri kazanmak, Sühan'ı uzağa püskürtmek için boş durmaz, bir şeyler yapar herhalde. Çiftliğin Cahide cephesinde, ihtimal o ki, Cahide'nin başına sadece Hülya değil, bebeğin babası da bela olacak, sadece Hülya'ya değil, adama da para yetiştirmek zorunda kalacak. Bir süre sonra Cahide Korhan'a gerçeği açıklamaya mecbur kalabilir ve artık el birliğiyle Tahsin Korludağ öğrenmesin diye ter döküp dururlar. Bir şeyleri saklamak konusunda Korhan'ın elini karakola kadar uzattığını, Sühan'ı "Babasının kızı" diye eleştirirken kendisinin de "Babasının oğlu"  olabildiğini gördük. Ve tabii Cesur, Bülent ve Sühan arasındaki belirsiz üçgen... Sühan'ın Bülent'le ilişkisi halen bir sevgililik ama bir yandan da Cesur'a yakın durmaktan geri kalmıyor. Aslında Cesur'a güvenemediği için Bülent'i bırakamıyor gibi. Sühan için küçük düşürücü bir durum. Ve eğer gündemi başka olmasaydı Bülent için de aynı gurur kırıcı durum söz konusu olurdu.

Bölümden esaslı replikler:
"Parti sen gelince başladı.." (Cesur, Sühan'a, Cesur'un çiftlikteki davetinde)
"Babam kendine gurur duyacağı bir geçmiş yazmış." (Korhan, Sühan'a, kafede)
"Bana hala sevdalı da, kederinden böyle yapıyor." (Tahsin Korludağ, Cesur'a, Mihriban için, fabrikanın önünde)
"Sen de bin süpürgene git." (Tahsin, Mihriban'a)
"O kadar köksüz ki, kök salmak istiyor. Torun torun diye tutturması da bu yüzden." (Korhan, Sühan'a)
"Seni görebilmek için buraya kadar geldim ama Tahsin Korludağ'a doydum." (Cesur, Sühan'a, barda)
"Evet, bunun için geldik. İnanman şart." (Cesur Sühan'a, Rıfat İlbey için. Kurtuluş'ta bir apartmanın girişinde.)
"İşte hep böyle yapıyorsun. Sorduğum sorunun cevabını vermiyorsun. Kendi cevabını verip soruyu unutturuyorsun." (Sühan, Cesur'a)
"Babam hakkında tahmin ettiğinden daha az şey biliyorum desem..." (Sühan, Cesur'a)
"Çok üzdüler benim babamı.." (Cesur, Sühan'a, akşam restoranda)
"Kendileri gelsin, herkes eğlensin yeter.." (Kemal, Cesur'a, Şirin'le düğünleri hakkında)
"Bu da bizim millete has bir şeydir ha. Mutlu olmaktan korkarız." (Cesur, Kemal'e, nazar değmesinden korkuyorum deyince)
"Yoo kızdım tabii, gayet kızdım." (Cesur Kemal'e. Kahya Salih'in toprağı izinsiz kazmasına kızmadın mı diye sorduğunda.)
"Baştan beri bu anlaşmaya gönülsüzüm zaten, biliyorsunuz.." (Bülent, Tahsin'e, Cesur'la ortaklık imzasında)

Bölüm no: 5
Yayın tarihi: 08.12.2016 perşembe
Bölüm etiketi: #zamanla

Paylaş

 

Tüm Cesur ve Güzel Bilgileri