Uzunçorap 22.05.2016 Kiralık Aşk
Kiralık Aşk

Kiralık Aşk'ta sezon finaline doğru diye başlık atarken, aklıma geldi. Kiralık Aşk devam mı, tamam mı, tartışmalarının hala devam ettiği. Daha önce de yazdığım gibi, bence senaryo sezon finaline akıyor. Haziran'daki düğün ya da çifte düğünde Ömer sırrı öğrenir ve ipler kopar. Yalnız şu dikkatimi çekti, kaç haftadır bölümler düğün öncesi sahnelerle başlıyordu, bu hafta öyle olmadı. Ömer mi evleniyor, Sinan mı evleniyor, ikisi birden mi evleniyor sürprizini açık etmemek  için herhalde bu hafta haziran sahnelerine mola verdiler. 

Doğrusu izlemekten vazgeçmesem de şahsen ilgim azaldı. Bazen bölümün başına yetişemiyorum, bazen sonuna varmadan uyuyorum, sonra izleyip telafi etmeyi unuttuğum ya da boşverdiğim de oluyor. Yani başlardaki "aynı bölümü hafta içi aç her gün izle" durumlarım bitti. Aşkım tavsadı.

Yine de bu hafta Neriman ve Koray'ın arkadaşlık geçmişleri ve arkadaşlık hayatlarındaki bu darbe, bu iniş çıkış, bölüme öyle bir renk kattı ki, bu dizinin daha söyleyecek çok sözü var diye düşündüm. Bu arkadaşını aşkla sevmek, arkadaşlık aşkına çok güzel bir güzellemeydi. Koray da, O Hayat Benim'deki Efsun gibi, ortamı sefaletten yıkılsa da içi züppelikten dağ zirve. Ohb'nin Bahar'ına  bak, o da Defne. Altın yaldızın içine koy "Gururum, onurum,  erdemim" der. Ve tüm bu çelişkili uç karakterler bir potada biraraya gelmezse de dizi, dizi olmuyor.

Bir de Ömer daha çoook şiir okusun, ortada daha çoook kitap gezsin, ortamlarda daha çooook klasik müzik çalınsın istiyordum. Başka hangi dizide bunlar böyle diziye yedirilmiş, düşünüyorum, haksızlık etmek istemem, izlemediğim dizilerde vardır belki ama, düşününce hatırıma gelmedi şimdi. Yani daha yapılacak çok şey var. Hatta Ömer Defne'ye sayıyordu ya, beraber şuraya gideriz, buraya gideriz, diye, çift olarak gezsinler, biz de Gezi-belgesel, gezi-dizi tadında izleriz. Gerçekte bile böyle çiftler var. Dizisi neden olmasın, bal gibi olur. (Ya da parasal bakımdan tuzlu olur.)


İşte yazılacak şeyler bitmiyor. Bir yerde noktayı koyvermek gerek. Üç şey daha yazıp hab-ı endam edeyim. İlki Sude. Bİldiğin yalnız bırakıldı. Elin Yasemin'i ailenin içine giriyor, Avuç içi Sude dış kapının mandalı oldu. Kendi etti kendi buldu diyemeyeceğim, o kadar da değil. Yani bu kadar da değil. Ömer herkesi affediyor, bir Sude'ye net çizgi çekiyor. İkincisi, fragmanda Ömer sırrı öğrenmiş diye verilmesi nahoş oldu. Yani zaten ihtimal okları finali gösteriyor. Niye bu, ne bu şimdi? Hani rüya gördü dersin, bölüme de koyarsın ama fragmana koymak. Olmadı. Üçüncü olarak da, Sadri Usta. Daha önce de yazdım. Bu hiç gündemde değil ama Ömer asıl darbeyi Defne ile birlikte Sadri Usta'dan yiyecek, eğer yerse. Hiç mi öğrenmeyecek bu çocuk, Sadri Usta ve Hulusi dedesi evvelden tanışıklar. Nasıl öğrenmemiş zaten şimdiye kadar. Ve dedesinin ricasıyla, bir tesadüf kılıfı altında Sadri Usta'nın kendisini gelip bulduğunu, himaye ettiğini öğrendiğinde ne yapacak? O zaman hayatta kimi kalacak? Keşke senaryo böyle olmasaydı da, Sadri Usta ile Dede Hulusi, Ömer vesilesiyle tanışıp yakın olmuş olsalardı.

Diyor ve sözü balla bağlıyorum. Şu sıralar duyunca aklıma rental love'ı getiren şarkı. Rafet El Roman. Suç bende mi? Ömer'den Defne'ye, belki de hayatına gelsin:  

Paylaş

 

Tüm Kiralık Aşk Bilgileri