Uzunçorap 20.11.2015 Kiralık Aşk
Kiralık Aşk


Defne bu. Sarılabilir. Normalde şaşılası şeyleri o kadar içten, samimi, savunarak, kendini haklı görerek, hatta kendine acıyarak yapıyor ki, Deniz'le anlaşmak normalde yapmaması gereken bir şey ya, Defne yapabilir. Deniz de malum, yüzde yüz değilse de yüksek dozda ikna edici, çarming familiden bir adam. Olabilir... Yani.
 

Deniz tüm kirrli eylemleri ve art niyetleri bir yana, sanki oyun oynar gibi çocuksu türden bir kötülük içinde ki, evlerden işlerden her bi şeylerden ırak ama böyle Bana dokunmayan Deniz..." atasözü hesabı, izlerken komik ve eğlendirici olabiliyor. Özellikle 2. fragmanda "Hem ben kazanıcam, hem... yine ben kazanıcam" derken, tekrar tekrar izle gül. 
 
Kazanamayacaksın elbette Deniz. Çünkü bu masalda siz kötücükler ne yaparsanız yapın hoop iyiler kazanıveriyor, tüm yaptıklarınız da dönüp dolaşıp tüm yolların Roma'ya çıkması misali iyilerin işine yarıyor. Ama eğlencelisin, komiksin, seninle bu şölen daha tatlı, daha acı, daha ekşi, daha tuzlu Denizz.


Gelelim Sude Helen'i öğrendi, şimdi ne yapar? Beklerdik ki, Defne bacısına gidip, bak Ömerle de sevgiliymişsiniz, siz bir an önce çatınızı çatın, yuvanızı kurun, nedir size engel, ben yolunuzu açayım gibisinden mantıklı bir yol izlesin. Beklerdik ki bu samimiyet ilerletmesinde de Neriman'ın hain sinsi tehditlerini, Defne'nin açmazlarını öğrensin ve karısına karşı pasif aktivist Necmi'nin yapamadığını, iyi sevimli saf Sinan'ın yapamadığını, çivi çiviyi söker hesabı Sude yapıp annesinin oyununu bitirsin, sevenleri kavuştursun, kendi de rahata yani Sinan'a kavuşsun. 

 
İş bu gerekçeyle, 2. fragmanda Sude ve Defne'yi bir akşam vakti, pijama partisi kıvamında bir ortamda, bilmediğimiz bir mekanda başbaşa kızkıza sohbette görünce işte Sude mantıklı yolda diyecekken, ne oluyor, Sude gidip Yasemin'e Defne'yi attırıyorum diyor. İşte Sude'nin yoldan raydan herbir şeyden çıktığı yer. Tahmin o ki, Defne Deniz'in teklifini kabul etti, Deniz için ayakkabı tasarladı. Kendisine hem hiç güvenmeyen hem çok güvenenen, ne olduğunu kendi de bilen bilmeyen bir kız olduğu için nasıl olsa yaptığım tasarımlar bir şeye benzemez, Passionis'e falan da rakip olmaz, parayı alır, köprüden son çıkışıma bakarım diye düşündü. İşte o çizimleri de Sude gördü. Dahası orada Defne biriyle telefonla konuşuyor. Sude bu konuşmaya da şahit olmuş ve Defne'nin tasarımlarını başka bir firmaya satttığını anlamış olabilir. O başkasının Deniz olduğunu bilmiyor olabilir. Fakat bu kadar bilgi bile Sude için yeterli. Gitti Ömer'e söyledi. Ömer de zaten alevi alesta, hemen tutuşuyor. Küt diye masaya vuruyor ve mutlu son. Ayyy gergin son. Bu arada Defne'nin ortam mantık hak getire, bu birden Ayyy diye bağırıvermeleri şeker koma. İnsanın da hemen aynı şekilde bağırası geliyor. AYYYY

 


SİNAN

Bu bölümde yani 21. bölümde Sude'nin Ömer'de kahvaltı ederken Sinan'ın Yasemin'den bir başkasına aşık olduğunu söylediği sahne, bölümün can alıcı sahnelerinden biriydi. Bu konunun hemen kapanmaması iyi olacak gibi. Sinan'ın duygularının derinliği böylece daha iyi anlaşılacak. Meğer Ömer yakın mazide kıskançlıkla o kadar canını yakmış, dolayısıyla Defne'yi de yaktırmış konuyu silmiş gitmiş. Hoop tazesinden çıktı karşına. Bakalım bu gerçekle doğrudan karşılaşınca Ömer ne yapacak? Tadının çıkması açısından Sinan uzun süre Defne'yi kalben bırakmasa iyi olur gibi. Ömer'in aşkı detaylı işlendi (ama yetmez!), Sinan'ın ki de detaylandırılsa güzell olur. 

Bu dizide güzel taraflardan biri, herkesin herkesle ilişkili olması. Dolayısıyla kahramanların birbirine söyleyemediği ya da eksik bıraktığı şeyler başkalarıyla konuşurken tamamlanabiliyor, renkleniyor, sürprizleniyor. Dolayısıyla Sinan için de Defne ile yüz yüze gelinceye kadar (gelirse) bu şekilde genişlemesi güzell olur.
 
Ömer Passionis'e döndüğünde Sinan'ın karşılaması ne kadar içten ve çoşkulu, tek kelimeyle "Şahane"ydi. Ömer iyi ki dönmüş dedirten, konuyu yüzde doksan dokuz nokta dokuz kapatıp noktayı koyan bir karşılama oldu. Sinan'a bu güzel gönüllü karşılama için ancak tebrik üstüne tebrik gelir.

ÖMER

 
Ömer'in Defne'nin kendisinden gizli Sinan'dan zam, Koray'dan mankenlik ücreti isteyişini öğrenmesi üzerine Defne'nin odasına gidip üzüntüden nefes nefese kalıp konuşmakta zorlandığı sahne, bölümün en güzel sahnelerindendi.

Defne Ömer'i bu kadar üzmeye, ayrıca Ömer'in deyişiyle bu kadar güzel ve yetenekli olmaya, ayrıca Neriman'ın deyişiyle bu kadar Safoz olmaya hakkın yok, diyeceğiz ama Defne de kareyi dondurup "Söyleyene değil, söylenete, yapana değil yaptırana bak..." dese, işin ucu oradan buradan sekip gelip seni beni onu velhasıl bizi bulacak. Ömer sevilesi adamsın ama sana acısak bir türlü, acımasak bir türlü. Önceki bölüm yazısında uzuuun uzun anlattığımız gibi, kendin ettin, kendin buldun. - 1001 Tv
Kiralık Aşk Kiralık Aşk Kiralık Aşk

Paylaş

 

Tüm Kiralık Aşk Bilgileri