Denize Düşen Defne, Deniz'e Sarılır mı?
Kiralık Aşk | |
Uzunçorap yazdı: Bu dizide mutsuzluklar da mutluluklar gibi uzun sürmüyor. Bir varmış bir yokmuş. Biz seyirci olarak, bizi beşikteymişiz gibi, bir o yana bir bu yana tıngır mıngır sallayan bu hali sevdik gibi.
Defne bu. Sarılabilir. Normalde şaşılası şeyleri o kadar içten, samimi, savunarak, kendini haklı görerek, hatta kendine acıyarak yapıyor ki, Deniz'le anlaşmak normalde yapmaması gereken bir şey ya, Defne yapabilir. Deniz de malum, yüzde yüz değilse de yüksek dozda ikna edici, çarming familiden bir adam. Olabilir... Yani.
Gelelim Sude Helen'i öğrendi, şimdi ne yapar? Beklerdik ki, Defne bacısına gidip, bak Ömerle de sevgiliymişsiniz, siz bir an önce çatınızı çatın, yuvanızı kurun, nedir size engel, ben yolunuzu açayım gibisinden mantıklı bir yol izlesin. Beklerdik ki bu samimiyet ilerletmesinde de Neriman'ın hain sinsi tehditlerini, Defne'nin açmazlarını öğrensin ve karısına karşı pasif aktivist Necmi'nin yapamadığını, iyi sevimli saf Sinan'ın yapamadığını, çivi çiviyi söker hesabı Sude yapıp annesinin oyununu bitirsin, sevenleri kavuştursun, kendi de rahata yani Sinan'a kavuşsun.
SİNAN
Bu dizide güzel taraflardan biri, herkesin herkesle ilişkili olması. Dolayısıyla kahramanların birbirine söyleyemediği ya da eksik bıraktığı şeyler başkalarıyla konuşurken tamamlanabiliyor, renkleniyor, sürprizleniyor. Dolayısıyla Sinan için de Defne ile yüz yüze gelinceye kadar (gelirse) bu şekilde genişlemesi güzell olur.
ÖMER
Defne Ömer'i bu kadar üzmeye, ayrıca Ömer'in deyişiyle bu kadar güzel ve yetenekli olmaya, ayrıca Neriman'ın deyişiyle bu kadar Safoz olmaya hakkın yok, diyeceğiz ama Defne de kareyi dondurup "Söyleyene değil, söylenete, yapana değil yaptırana bak..." dese, işin ucu oradan buradan sekip gelip seni beni onu velhasıl bizi bulacak. Ömer sevilesi adamsın ama sana acısak bir türlü, acımasak bir türlü. Önceki bölüm yazısında uzuuun uzun anlattığımız gibi, kendin ettin, kendin buldun. - 1001 Tv
Özetle, Defne sarıldı, ihtimal. Defne bu, şaşırtabilir, sarılmaya da bilir. Fakat kınalı beyaz kuzuyla "Kırmızı Saçlı Kız" kırması neşeli bir sekişle yağmur altında ö'meee'r diye Ömer'e koşması başına meteor düşmediyse Deniz'den gelen alçak ılıman basınç etkisiyle olsa gerek. Yani ilk fragman bölümün başındaki hadiselerden, ikinci fragman da sonundan, tahmin o ki. Bizi başı mutlu, sonu suratlarda yarım kalmış, ağlamaklı şaşkın bir ifade bırakacak bir bölüm bekliyor olabilir.
Biz seyirci olarak, bizi beşikteymişiz gibi, bir o yana bir bu yana tıngır mıngır sallayan bu hali sevdik gibi.
SUDE
Ayrıca baştan bil de, bu Defne'deki yalpalama hali, Neriman'dan falan değil. Siz ileride evlenin, Defne sağ sol yapacak başka şeyler yine bulur. Ha ileride değişir, olabilir ama belki de mizaç yani, Defne de böyle işte. Çünkü sorunu kökünden çözmek için bir gidip mesela Necmi'yle konuşmuyor, Sinan'la konuşmuyor, bir yardım istemiyor. Neriman'la konuşmuyor, Sinan'ın kendisine dediğini mesela, demiyor ki, Ömer'e söylerseniz, siz de Ömer'i kaybedersiniz, bundan herkes yanar. Anca, Defne koşsun. O yana bu yana koşa koşa bizi yordun be Defne. AYYYY
Ayrıca keşke denklik falan olsaydı ama her ilişkide hani bir taraf daha fazla... İşte bunda da daha çok seven sensin Ömer. Sen "Defne işte" katındasın, ama Defne hâlâ sıfatlarda, iyi kalpli adam, güzel adam, zeki adam, falan filan fişman.
Belki de Defne Ömer'i, kendisine ilgisini severek sevdi. Yani kendiliğinden değil. Ömer'in ilgisi hoşuna gidip... Tabii sonra tanıdıkça da üstüne yukarıda saydığımız maddeler.
Ya Defne'nin aşkı bu masal için şu an için yetersiz, yani bir tür Kalp yetmezliği, ya da bu aşkı ifade edemiyor. Hele bir şu Nerimandı, yalandı vs. yükünü sırtından, omurgasından atsın, Defne Ömer'i ne kadar seviyor, daha net görülebilecek diye umulur, bakalım.
Bu hafta bir sürü yeni şarkı, albüm derken, son birkaç gündür Majeste'nin "Aşk Olalım" şarkısı geldi bünyeye oturdu. Hem grubun, hem şarkının adı, hem de sözleri bu "Ben gönlünde bir kiracı, yerleşicem yerleşicem" diyen tatlı inatçı aşk masalına uydu.
Var mı vazgeçmek hemen öyle