Uzunçorap 2.04.2015 Paramparça
Paramparça

Büyük olaylar olsa da çok da fazla heyecan duymadığım, yine de sıkılmadan keyifli izlediğim bir bölüm oldu.
Gelelim bu bölümde neler olduğuna: Hazal ifade verdi ve tanıklığıyla Yağız'ı ve babasını vuranlar yakalandı, o sorun halloldu. Cihan üm basına Dilara'dan ayrıldığını duyuran bir ilan verdi. Bunun hıncını almak isteyen Dilara Özkan'ı şoförü ve yakın koruması yaptı. Cansu Dilara'nın kendisinden gizlediği Özkan'ın gönderdiği mektubu okudu, Özkan'ın kendisi hakkında para kabul ettiğini Dilara'dan öğrendi. Cihan Özkan'ı Almanya'dan getirenin ve Türkiye'de de hapisten çıkartanların babası Rahmi ve Dilara olduğunu öğrendi. Ozan henüz ehliyeti olmadığı halde, arkadaşıyla araba yarışına kalkıştı. Kaza sesiyle ekran karardı, bölüm de böylece bitti.

Genelde dizilerde hapishane sahneleri karamsar olabiliyor, ama bu bölümde Keriman'lı bu sahneler dizinin belki de en eğlenceli yerleriydi. Keriman'a kızıyorum ediyorum falan ama o da ayrı bir cins, ayrı bir tür Gurursuz kötü olduğu için oradan olmazsa buradan bir şekilde anlaşma zemini oluşturuyor kendiyle. Sürekli açlık çekmesi ve gece kalkıp yemek aşırması, azar işitince hemen alttan alıp gücü bulunca üste çıkıvermesi, ya eğlendirici ya bezdirici. Bir de çok konuşuyor ki bir etkili silahı da o. 

Hazal bu bölümde de buldu yaptı terminatörlüğünü. Cansu'cuk odasında tek başına, ağlıyor, şıp şıp gözyaşı
döküyor, konuşmak için Cihan'ı aradı. Telefonu Hazal açtı. Demediğini bırakmadı, yok Cihan Cansu'nun babası değilmiş, Cansu nasıl böyle sahiplenebiliyormuş. Neler neler. Üstelik Cihan'a Cansu'nun aradığını haber vermediği gibi, Cihan bakıp da görmresin ve geri aramasın diye aramaları da telefondan sildi. Bu bölüm Cihan Cansu'yla konuşur ve bunu öğrenir, ilk defa Hazal'a bir ayar verir diye umdum ama olmadı. Cansu Hazal'ı şikayet etmedi. Karakterli bir kız işte.

Bölümde en memnun olduğum yer Cihan'ın Yıldırım aracılığıyla tüm basın organlarında Dilara'yla boşanma sürecinde olduğunu duyurmasıydı. Bir sürü olay oldu, taramalar, saklanmalar, ifadeler, bu arada kaynarsa diyordum, kaynamadı bereket. Dilara'nın yaşayacağı zor durum biraz daha detaylı verilebilirdi. Mesela İpek Durkal'ın canlandırdığı gazeteci dışında başka gazetecler de arayabilirdi Dilara'yı, vakıftan akbaba dostları geçmiş olsun diye arayabilirlerdi. Çevrem, itibarım, dostum ahbabım diye yana yakıla gezinen Dilara'nın durumu daha iyi verilebilirdi.

Dilara Özkan'ı görünce, ancak borcunu ödemek için gelmiş olabilirsin derken, Cihan'a kapak olsun diye gitti kendisine şoför ve yakın koruma yaptı. Bu ikili ilerde neye dönüşür tahmin ediyoruz/bilmiyoruz tabii ama Cihan'ın ne tepki vermesini istediğini de anlayamadım Dilara'nın. Özkan'ın bu teklifi kabul etmesi ise makul.
Hem parasal açıdan hem de Cihan'a hırsı bakımından. Özkan ablası Keriman'dan farklı, daha gururlu,  daha duygusal bir tip.  Çıkarına ters olsa bile duygularına göre davranabiliyor. 

Niye Aşkolsun Gülseren! diye başlık atmama gelince, kaç bölüm oldu, halâ Gülseren şu Cansu'yu kızım diye bir bağrına basamadı. Bana halâ; "İşte bu iyi kız da benim kızımmış" şeklinde bir duygu veriyor, hani komşunun kızı da olsa, yine bu kadar sever. Senaryoda Gülseren için domestik, anaç bir tablo çizilmiş olduğu anlaşılıyor ama o domestisizm bu Gülseren'de yok. Anaç da değil. Her seferinde "Oh oh" diye diye Cansu'nun saçları haşat oluyor ama bir sevgi, şefkat varsa da ekrandan bu tarafa geçmiyor.

Rahmi'nin yeni kumar borçlarından daha ses seda yok. Rusya'daki borçlarından da ses yok. Önümüzdeki bölümlerde Dilara'yı yeni ödemeler bekliyor gibi. Alper-Solmaz ikilisinin çocuksu kurnazlıklarını izlemek de İki yaramaz çocuğu ve evcilik oyunlarını izlemek gibi tuhaf bir keyif veriyor. Ebeveynleri de Dilara. Genellikle giyim kuşama düşkün olarak kadın cinsi işlenir, bu dizide Alper Solmaz'dan beter. Stop butonu da yok. Parası yokken bile alıyor, alıyor. Bir klişe de böylece aşılmış oluyor. Alper'i izlemek böyle yeni bir şey izlemek bakımından da bir keyif de veriyor.

Keriman'ın mahalle komşusu Hacer ve Özkan'ın oto tamircisi arkadaşı Engin'le, Cihan'ın Yıldırım'la, Dilara'nın Candan'la, Gülseren'in Derya'yla diyalogları da diziye renk katan, diziyi genişleten unsurlar. Bu bölümde Ozan az göründü. Bu bölümden hareketle, gelecek bölümlerde onun arkadaşlarıyla ilişkileri diziye eklenirse iyi olur gibi.

Gelelim "gelecek bölümde ne olur" tahminlerine: Keriman'ı hapishanede kimsenin umursadığı yok, ama herhalde bunun bir duruşması görülecek, daha ne kadar kalacak bu kadın orada. Hem artık Özkan da iyi para kazancak. Dolayısıyla herhalde Keriman en azından duruşmaya kadar hapishaneden çıkar. Ozan'ın araba yarışında bir kaza oldu. Peki kazayı kim yaptı? Ozan mı, arkadaşı mı, yoksa iki araç birbirine mi çarptı. Ozan yapmamıştır, araba da pert olmamıştır, ailesinden uyarı alır. Gülseren'in Özkan'la duruşması yapılır, boşanma gerçekleşir. 


Özkan Dilara'ya hafiften ilgi göstermeye, Dilara'nın sınırlarını esnetme denemelerine başlar. Basında çıkan boşanma ilanının yankıları bu bölümdekiyle kalmaz, gazeteler ve tvler program için Gülpınar ve Gürpınar ailelerini aramaya başlarlar.
Fazla su yüzüne çıkmak üzere bekleyen bir gerçek, çözüm bekleyen bir düğüm yok gibi. Beklenip görülecek.

 

Paramparça Paramparça Paramparça Paramparça Paramparça

Paylaş

 

Tüm Paramparça Bilgileri