Analar ve Anneler Etkili Başladı

Işınla Bizi Scotty 24.10.2015 Analar ve Anneler
Analar ve Anneler

 "Analar ve Anneler" ilk bölüm için oldukça zor ve riskli bir seçimle başladı yayın hayatına. Birbirleriyleriyle hiçbir ilişkileri olmayan iki karakteri (Kader ve Zeliha) ve onların hızla gelişen, bol olaylı hikayelerini izledik yaklaşık iki saat boyunca.

Kader 1070'lerin başında, anne ve babasını kaybetmiş, yaşlı ve hasta halasıyla birlikte köyde yaşayan, ağanın tarlasında işçilik yapan bir kız. Ağanın oğluyla birbirlerini seviyorlar ve evlenmek istiyorlar. Ağa duyduğu an karşı çıkıyor bu evliliğe, çünkü onun da gözü Kader'de. Kader'in hayatı bir gecede değişiyor. Ağanın tecavüzüne uğruyor, halasını da aynı gece kaybediyor ve olayın sabahında köyü terk edip İstanbul'a gidiyor.

 Sonunda bu iki ayrı hikayenin, iki ilgisiz karakterin biraraya gelişi, her iki kadının da bir şekilde bebeklerini kaybediyor oluşlarıysa akıl almaz tesadüflerle değil gayet inandırıcı bir olay örgüsü ve mantıkla işlendi. (Burada iki önemli tesadüfü atlayamayız elbette. Murat'ın annesi Neriman'ın Kader'i intihar etmek üzereyken bulup çalıştığı hastaneye götürmesi ve Zeliha'nın da aynı anda Nerimanla görüşmek için hastaneye gelmesi... Bu durumu izlerken bunların 'tesadüf' değil 'kader' olduğunu hissettiriyor senaryo)

İki saat boyunca heyecan, tempo hiç düşmese; çok dramatik olaylar peş peşe izleyicinin ilgisini çekmeyi ve duyguyu hep yüksekte tutmayı başarmış olsa da eksiği gediği de yok değildi elbette. Adeta iki ayrı dizinin anlatılıyor olması çok sayıda karakterin, çok sayıda ilişkinin de bir tek bölümde işlenmesine neden olmuştu ki maalesef bunların çoğu çok yüzeysel işlenmişti. Zeliha'nın Tahsinle, Murat'ın dayısı Ayhan'la ilişkileri çok yüzüysel geçilmiş, çoğu duygu gösterilemeden apar topar bir cümleyle söylenerek geçiştirilmişti. Şu ilk bölümdeki çoğu karakter, ilişki ve olay en az üç-dört bölümde uzun uzun işlenebilse çok daha derinleşecek ve anlam kazanacaktı aslında ama ilk bölümden 'asıl' hikaye olan bebek mücadelesine de giriş yapılması gerekiyordu elbette. Sadece bu bakımdan bile anlatmak için zor bir hikaye "Analar ve Anneler".

 Aslında iki ana karakter olan Zeliha ve Kader'in dışında çok az karaktere yaklaşabilsek de bazıları diğerlerinden (gerek yazılış, işleniş şekilleri gerekse oyuncu performanslarıyla) ön plana çıktılar. Her ne kadar senaryonun acelesi olduğu için Zeliha ile aralarındaki sorunlara derinlemesine girilememiş olsa da Murat ilgiyi üzerine çekmeyi başaran bir karakterdi. Bunda, dizinin ilk bölümünde konuk oyuncu olarak yer alan Hakan Kurtaş'ın inandırıcı ve güçlü performansının da etkisi büyüktü. (Keşke kendisini birkaç bölüm daha izlemek mümkün olsaydı.) Bölümün en güçlü sahnelerinden biri, yine diğer ilginç karakterlerden olan Ayhan'la Murat arasında geçen ve Murat'ın ölümüyle sonlanan sahneydi. Okan Yalabık ve karakteri Ayhan, tanıtım dönemi boyunca en öne çıkırılan oyuncu ve karakterler olsalar da ilk bölümdeki ağırlıkları çok azdı ama bu kısa süreyle bile bizi çok sıradışı, ilginç ve zor bir karakterin beklediğini söyleyebiliriz.

Zeliha'nın, ona aşık arkadaşı Tahsin'i canlandıran Metin Akdülger bütün kadro içinde döneme en çok yakışan, o ruha ve atmosfere en çok girebilmiş oyuncuydu belki de. Sakin, dengeli ve dozunda performansıyla da oldukça inandırıcıydı. Hazar Ergüçlü ve Sinem Kobal da görevlerini başarıyla yerine getirdiler. Özellikle Hazar Ergüçlü bir dönem hikayesinde, daha önce onu izlediklerimizden çok başka bir rolde, çok zor sahnelerde oldukça etkiliydi. Pek çok oyuncuyu, sahnelerinin kısaca geçilivermesinden çok izleyebilme imkanı bulamadık ama en uzun sürelerden birine ve yoğunluğu olan sahnelere sahip olan Binnur Kaya, rolü için doğru seçim olduğu konusu biraz şüpheli göründü. Ekranda "Binnur Kaya"yı değil de Neriman'ı göremedik pek. - 1001 Tv

Analar ve Anneler Analar ve Anneler

Paylaş

Analar ve Anneler Yazıları


 

Tüm Analar ve Anneler Bilgileri