Şifanur Gül, MAG'in sorularını yanıtladı
Terzi | |
Oyuncu Şifanur Gül, TV'den sahneye uzanan çok yönlü kariyer yolculuğunu, içsel arayışını ve hayatındaki yeni dönemini MAG okurlarıyla paylaştı.
Şifanur Gül, yakında “Sumud” dizisiyle TV izleyicisiyle buluşmaya hazırlanırken, sahnede büyük ilgi gören “Araf” müzikaliyle de adından söz ettirdi.
Ankara’nın disiplinli yapısında yetiştiğini söyleyen oyuncu, bugün geldiği noktayı yalnızca bir başarı hikâyesi olarak değil; sürekli devam eden bir iç yolculuk olarak tanımlıyor

Farklı dönemlerden, farklı mücadelelerden kadın karakterlere hayat veren Gül, kadın kimliğini güçlü bir yerden konumlandırıyor: “Kadın olmak, tek başına benim için bir güç demek zaten.”
Bugüne kadar canlandırdığı karakterlerin her birinin güçlü olduğunu vurgulayan oyuncu, bu rollerin kendisini dönüştürmekten çok enerjisini değiştirdiğini ifade ediyor. “Sumud” dizisindeki Melisa karakterinin ise yalnızca kadınlara değil, insanlığa “görmeyi, duymayı, hissetmeyi” hatırlatan bir hikâye sunduğunu belirtiyor. Ona göre güç; yalnızca ayakta kalmak değil, bulunduğu alanı dönüştürebilmek.

Öte yandan oyuncu, komedi türündeki ilk deneyimi olan “Mor Işıklar” projesiyle de farklı bir alana adım atıyor. Set sürecinin kendisi için son derece keyifli geçtiğini belirten Gül, bu projeyi kariyerinde özel bir yere koyuyor. Konusuna dair detay vermek için henüz erken olduğunu ifade eden oyuncu, “çok güleceğimizi ve büyük bir heyecanla beklediğimi söyleyebilirim” sözleriyle merakı artırıyor.

Oyunculuk yolculuğunda sahnenin yeri ise bambaşka. “Araf” müzikaliyle yeniden seyirci karşısına çıkan Gül, sahneye duyduğu tutkuyu şu sözlerle anlatıyor: “Sahne en büyük hayalimdi ve öyle bir hayal ki gerçekleştiğinde bile hayal olarak kalabiliyor.”
Seyirciyle göz göze olmanın, aynı havayı solumanın kamera önünden çok daha farklı bir heyecan yarattığını söylüyor. Tiyatro onun için yalnızca bir performans alanı değil; başlangıç noktası, kök.
Set günlerinde enerjisini doğru yerde tutabilmek için ise kendine ait küçük ama vazgeçilmez ritüelleri var. Sabahları yarım saat yalnız kalmak, kahve içmek ve kısa bir yürüyüş yapmak onun için yalnızca bir rutin değil; zihinsel bir hazırlık süreci.
“Ancak bunları yapabildiğimde enerjim doğru yerde oluyor ve kolay odaklanıyorum.”

Kameranın sürekli üzerinde olmasının insanın kendini algılama biçimini değiştirebildiğini kabul eden Şifanur Gül, son dönemde kendine daha az dışarıdan bakmayı seçtiğini söylüyor. Aşırı farkındalığın yorucu olabildiğini ifade eden oyuncu, bu süreci Oscar Wilde’ın şu sözleriyle özetliyor:
“Bilmek her şeyin sonu olur, çekici olan bilmemektir; sis her şeye harika bir güzellik katar.”
“Biraz bilmemek, biraz kendimle arama mesafe koymak, daha az farkındalık bana iyi geldi.”