Çarpışma replikleri -

1001 Dizi 22.12.2018 Çarpışma
Çarpışma

Kadir - Bu ev senin artık. Bakarsın, yarın bir gün güzel de bir ailen olur.
Kerem - Ailem yok abi de, aslan gibi bir abim var. (5. bölüm)


Kerem -Benim büyüdüğüm yerde kimse kimseden özür dilemez. Özür dileyeni sevmezler. Kimse kimseden af dilemez, af beklemez, affetmez. Ben özür dilesem, sen affedecek misin ki?... Özür dilerim, sebep olduğum her şey için özür dilerim. (5. bölüm)

 

Veli - Kurşun kulağının dibinden geçerse, ıslığı duyabiliyormuşsun. Bizim bir abi vardı, özel harkatçı, o derdi ki: "Oğlum, ilk mermi kulağının dibinden geçiyorsa ikincisi beyninde patlar. O yüzden sen arkanı değil, karşını kolla" Yani sana söyleyeceğim şey: Karşını kolla, Adalı. (4. bölüm)

 

 



Cemre -
Her şey inanmakla başlar. Sevdiğine, eşine hiç tereddüt etmeden inanırsın. İnsanlara güvenirsin, onları seversin. Sonra tercihlerini yaparsın. Hayatının akışını değiştiren de işte bu tercihlerdir. Yaptığın tercih sonun da olabilir, başlangıcın da. Bunu asla bilemezsin. Eğer korku hakimse tercihine, kör olursun. Tercih ettiğin şey seni öldürebilir; bunu bilemezsin, asla bilemezsin. (4. bölüm)




Kerem -
İşte ben o gün büyüdüm. Ben niye yedi yaşında büyümek zorunda kaldım, anne? Niye, sana ben söyleyeyim. Sen o eve geri döndüğün için. Sen o eve geri döndüğün için ben bir daha çocuk kalamadım, anne. Bile bile geri döndün, ben de o gün büyüdüm; bir daha çocuk kalamadım.  Dönmeyecektin o eve, anne. Hayatının en büyük hatasını yaptın. Benim çocukluğum nerede, anne? Onu bulsam, oturtsam karşıma, desem ki: "Ulan çocuk, geçecek. Üzülme." Desem, keşke desem. (4. bölüm)




Zeynep -
İnsan bazen sevdiği için gitmeyi bilmeli. Bazen de sevdiği için kalmayı... Ona sofra kur, Aslı. Benden güzel yemek yapıyorsun. Eve geldiğinde yeniden bir ailesi olabileceğini hissetsin. Kadir'in elinden aldığım aileyi sen ver ona. Başını yaslayabileceği bir omuz olduğunu hissederse, sever. Utanırsa yüzüne bakamaz. Yeter ki o sofraya otursun. Bu son, Aslı. Beni bir daha hiç görmeyeceksin. Ben vedalaşmaktan nefret ediyorum. O yüzden seninle vedalaşmayacağım. Sadece son söylemek istediğimi söyleyip gideceğim. Benim yerime de sev. (3. bölüm)

 

 



Kadir -  Kızım, ben hiç mektup yazmadım. Hiç iyi bir öğrenci olamadım. Bir kere bile ödevimi yapıp okuluma gittiğimi bilmem. Ben önlüğünün düğmeleri kopuk öğrencilerdendim. O düğmeleri ben değil, hayat koparttı, kızım. O düğmeleri dikecek ne anam ne de babam vardı. İyi bir baba oldum mu? Onu da bilemem artık. Çünkü soracak kimsem kalmadı kızım. Ne avutacak şimdi beni? Acımı ne hafifletecek? Hangi ilaç iyileştirecek? Aklımı kim koruyacak, kızım? Ben ölseydim, kızım. Anenle sen yaşasaydınız... Bir kere annenle tartışıyorduk; hiç hakkım yoktu ama sesimi yükeltmiştim. Bana dönüp "Sen bağıran bir babasın!" demiştin. Şimdi sen bana bir ses versen, ben bir ömür susarım kızım. Ben ölseydim, kızım; annenle sen yaşasaydınız. Ben ölseydim, Deniz'im... Gözümün bebeği, ben ölseydim. Bu memleketin bütün çocukları babalarından yaralı, kızım. Sen de baba yarası olmayacaktı. Olmadı da... Peki sensiz ben şimdi nasıl iyileşeyim, kızım? Ben nasıl firar etmeyeyim bu hayattan? Işığın ardında sen varsan, ben nasıl karanlığa razı olmayayım kızım? (1. bölüm)




Kadir -
Zor geçecek.  Hatta ilk zamanlar çok zor geçecek. Sinirin bozulacak, hatta belki ağlayacaksın. Ağla ama sakın ağladığını kimseye belli etme; tepene binerler. Başını sakın eğme; ezerler. Korma, oğlum kimseden. Ya da kork ama korktuğunu sakın kimseye belli etme; yok ederler adamı. Burası dışarıya benzemez. Ayakta kal! Ne olursa olsun, ayakta kal. Sakın yere düşme! (1. bölüm)

 


Paylaş

Yorum yapın

Çarpışma replikleri

 

Tüm Çarpışma Bilgileri