Mert, Oliva'yı terkedip Ece'yi seçecek

Uzunçorap 30.9.2016 Yüksek Sosyete
Yüksek Sosyete

"Seni haketmek için ne yaptım inan bilmiyorum ama iyi ki yanımdasın" cümlesi bütün bölümde en çok dikkatimi çeken, bölümden hatırladığım en güzel cümleydi. Süreyya soğuk ve zor bir kadın olduğunu kendisi de biliyor ama elinden de pek bir şey gelmiyor. Yani değişme çabası var diyemeyiz ama herhalde böyle olmayı o da istemiyor. Resim tarihmizde bir ressam var, Şeker Ahmet diye, adının önündeki bu ünvanı şeker gibi tatlı, iyi geçimli, çok sevilen bir adam olduğu için almış. Yani herkes ister böyle olsun, kafaya hiçbir şeyi takmasın, herkesle uyum sağlasın  fakat herkesin aklı başka türlü çalışıyor. "Aklın yolu birdir" sözü mutlak akıl için zannımca. Neyse ne diyordum, Süreyya zor bir kadın olduğunu kendisi de biliyor, o yüzden beklenmedik bir anda buluverdiği aşk sanki saçlarına değip yıldız yağdıracak büyülü değnek gibi.


Yalnız Levent başta biraz  daha "Seninle herşeye varım ben", zorluklar umurumda değil,  modundaydı. Sonra biraz karşılık görünce, bu kez daha fazlasını isteme, alamayınca da gücenme moduna girdi. Yani dün akşamki bölümde Levent neden Süreyya'ya atar yaptı ki? Sonuçta Süreyya hala evli bir kişi, eşi sevgili yaptı diye kendisi de aynı hataya mı düşsün. Metin Levent'e yanlış davrandı evet hem de çok ama bu yanlış davranışın faturası niye Süreyya'ya?


Bölümde şaşırdığım cümlelerden biri, Cansu'nun Kerem'e söylediği "Ben senin kadar cesur değilim" cümlesiydi. Cansu bu cümleyi Kerem'le ilişkisini bitirme sebebi olarak söyledi. Tabii Kerem hiçbir şey anlamadı. Önce şöyle düşündüm, demek ki Cansu Kerem'den vazgeçmekle korkaklık ettiğini düşünüyor. Ama ne yapabilirdi de buna cesaret etmedi, onu hiç duymadık. Ailesiyle tartışmaksa, aile yasta, durum uygun değil. Başını alıp da gidemez, aynı sebeple. Tartışmadan konuşsa desek, aile eskiden beri bu olgunlukta bir aile değil. O halde Cansu böyle düşünmüyor ve Kerem'e gerçeği söylemedi, sakladı. Bu sırada Cansu'da bir bocalama, ne diyeceğini bilememe sezseydik, daha emin olurduk ama yine de zaten hatırlarsak bitirme sürecinde, Mert Çalhan'ın Cansu'ya "Sen 'yüksek sosyetik' biri olduğunu açıklarsan Kerem senden vazgeçmez ama annen tarafından, ailen tarafından horlanır, ezerler, seni bırakıp da gidemez ve bu kez kendinden verir. O yüzden bir karar ver, ya aileni terket ya Kerem'i" şeklinde telkinleri etkili olmuştu.

Söz Mert'e gelince... Mert Cansu'ya böyle söylemişti ama sanki kendisi Ece için ailesinden, malından mülkünden vazgeçmişti de böyle rahat rahat... Böyle bir şey yok. Fakat vaziyet Mert'i de o seçime götürecek gibi görünüyor. Tüm bu kurul başarısı falan kopacak fırtına öncesi ufak tefek tatlı bir şeyler. Ayrıca Mert'in Cansu'ya "Bundan sonra kardeşimsin" güzellemesi de pek bir şey ifade etmedi. Kerem için de kardeşim diyordu ve kardeş saymasının ne demek olduğunu epey anladık kaç bölümdür. Gerçi bölümdeki en güzel sahnelerden ikisinde de Mert vardı. Biri Kerem'le Oliva'nın terasında cilli oynayıp sonra sarıldıkları kardeşlik sahnesi, diğeri de Ece'yle sokak lambasının altında oturup ağladıkları sahne. O yüzden şimdiye kadar ki bolca kolaya kaçmasına rağmen, Ece için Mert eğer Bedia yine ya Oliva ya Okız derse, Mert Ece'yi seçer diye düşünüyorum.


Bu arada Ece her anı kutlamaya dönüştürebilen, özelleştirebilen, detaylarlarla zenginleştirebilen bir kız. Bu kültürü nereden almış, içinden mi bulup çıkaryor, artık neyse kaynağı, bravo. Etrafına sürekli özel, özenli davranması, kendisini de özel kılıyor.


Diziye yeni karakter katılmasına memnun oldum. Yerli yerinde bir giriş oldu. Cansu'ya bunca zaman gerçekleri Kerem'den sakladığı için, sonra da gidip Mert'i dinleyip Kerem'i terkettiği için hafiften kırgınım, mesafeliyim ve o mesafeye de yeni karakter Sude girdi işte. Fakat neydi o "Kerem banyoda" yalanı. Hiç olmadı. Hani Dün bir bugün iki denir ya, yani o kadar bile vakit geçmeden. Doğrudan kötü kız olarak girmiş demek ki ve bu da biraz karikatürize oldu. Sude biraz daha normal bir karakter de olabilir,  illaki uç noktada olmasına gerek yok işleri karıştırması için.


Bölümün önemli gelişmelerinden biri Bedia'nın Oliva'ya gelip Ece'yle konuşmasıydı. Yeni bölüm fragmanında da bu konu büyüyecek belli ki. "Tek varisim, tek torunum, şehzadem"  dediği Mert herşeyi bırakıp Ece'ye giderse bakalım Bedia saltanatı mı, torununu mu seçecek. Bedia'nın acı yüzü Kerem'le konuşurken de ara sıra hortluyor. Süreyya ile konuşurken bilge bir kadın ama. Bu çelişkileri işlemesi dizinin önemli bir artısı.


Bir başka önemli gelişme de Metin tarafından terkedilen Işıl'ın hamlesiydi. Magazin basınından Nergis'e konuşma kararı alan Işıl'ı Metin, Işıl'ın gizlice ofise girip çek defterinden yaprak çalması ve sahte imza suçunu işlemesi sebebiyle dava etmek kozuyla durdurdu. Koza koz. Bakalım Işıl'ın elinde başka bir şey var mı. Bundan sonra Işıl'ın ne yapacağını merak ediyorum.


Şimdilik böyle.
Byy.


Paylaş

Yorum yapın

 

Tüm Yüksek Sosyete Bilgileri