Lord Onur'un kalesinin bir 'Lale'ye düştüğüdür

Uzunçorap 1.9.2016 No 309
No 309

Fox Tv'nin yaz sezonunun en başarılı dizilerinden biri olan Çarşamba akşamı dizisi "No: 309", dün akşam romantizm beklentisinde olan seyircilerini memnun edecek bir bölümle karşımızdaydı.
Doğrusu Lale (Demet Özdemir) ve Onur (Furkan Palalı) arasındaki romantizm her bölüm öyle azar azar işleniyor ki, hem "Bu bir başarıdır" diye düşünüyorum, hem de "Böyle giderse vuslat olmayacak" diyorum.  Diyordum daha doğrusu... Bu bölümün finalinde olan oldu, Onur kendisinden beklenmedik bir hamleyle insiyatifi ele aldı ve olayı çabuklaştırdı. Aşıklar arasındaki bu sevindirici gelişmeyle birlikte içimizde bir burukluk oluşturmak da dizinin bir başka başarısı olsa gerek. Çünkü başta Lale'yi ilk gördüğü akşam "sıradan", "vasat" falan filan diye beğenmemiş, Pelinsu'yu  (İrem Helvacıoğlu) ise kendine layık bulmuş Lord Onur bu gelişmeyle mutlu olurken, başka birinin kalbi kırılacak gibi duruyor: Doktor Onur (Fatih Ayhan). Doktorumuza bakıyoruz, Lordumuzdan aşağı kalır yanı yok, işinde gücünde, iyi niyetli, kibar, beyefendi bir adam. Yani "Lale kalp Lord Onur" olursa "Kırık Kalp Doktor Onur" olacak  diye içimiz cız ediyor. Dizi buna nasıl bir hal çaresi bulacak, bilemiyorum. Pelinsu'ya gelince, başta Lord'un kalbini kırdığı bir başka kızdı, mağdurdu ve çocukluğundan yetişkinliğine taşıdığı öfkesi dışında Onur'a karşı hiçbir duygusal bağı yoktu. Garip bir şekilde, tek derdi marka çantalı ortamını korumakken daha iyi bir kızdı, şimdi Onur'a aşık oldu ve masum Pelinsu yerine intikam meleği bir kız geldi (Bkz. 13. Bölüm fragmanının sonu)

Aslında Pelinsu'nun hikayesi biraz zayıf kalıyor gibi geliyor. Mesela Betül (Sevinç Erbulak) de biraz Pelinsu gibi, olayların dışında ama ne yapıp edip dahil oluyor. Yakın ya da uzak vadede Pelinsu, Onur'un hayatından gidebilir ve Lale'nin karşısına daha güçlü bir rakip olarak, vaktiyle Onur'un kalbini çalmış, canını yakmış eski sevgilisi, neydi adı Özge mi, çıkabilir diyorum. Onur'un kafası karışır, devreler yanar, Lale hop oturup hop kalkar. Şeker pembe ilişki morarır. Dizi de romantik komediden çıkar. Bunu da istemeyeceğimize göre, Özge, neydi adı Özge miydi, şimdilik biraz uzakta beklesin.




Bölümde güldüğüm, hoşlandığım sahneler, bölümün başında, sahilde bankta otururlarken Onur ve Lale'nin "Junior Onur"un ne meslek seçeceği üzerine konuşmaları, Samed (Murat Tavlı) ve Kurtuluş (Gökçe Özyol)'un Sarıhan Holding binasında dertleşmeleri, Onur'un kafede Lale'yi doktorla görüp kıskandığı sahne (daha iyi de olabilirdi) ve tabii Onur'un kalesinin düştüğü final sahnesi.

Dizide genel olarak eğlendiğim yerlerden biri de "Çekirdek ailem" sahnelerindeki Filiz (Ceren Taşçı)'in sahneleri. Hem atarlı, hem yemek düşkünü, aniden yumuşayıveren, hop uyanık, kuşkucu, biraz saflıklara da düşebilen, kendi içinde heyecanlı renkli bir bileşimi var. Kayınvaliesi ile de aralarında öyle bir uyum var ki sanırsın ana kız. Erol (Cihan Ercan)'un çocuk gibi annesine nazlandığı kısımlar da komik oluyor. Bölümde Filiz'in ve Erol'un ikiz bebekleri olacağı ortaya çıktı ve sevindirici bir haber oldu bu da.

Şimdi gelelim, "Samed ne yapsın?" sorumuza. Samed çıksın karşısına Nergis (Pelin Uluksar)'in, desin ki "Nergis, işin aslı böyle böyle. Artık sen de beni ister sev, ister sevme"  Desin demeye ama bir husus var ki, hamhum şaralop geçiverdi. O da şurası: Samed, Kurtuluş'a "Nergis beni zengin mi sanıyor?" diye şaşırdığında, yapma Samed dedim, yapma, bizi kandırmaya çalışma. (Ya da masumsun, senin dışında olaylar gelişiyor.) Neyse, hadi idare ettik diyelim, yani Samed durumunu aslında saklamamıştı ve Nergis onu hayal gücüyle zengin sandı, ama Nergis'i biliyoruz, gözü yüksekte, bu konuda Kurtuluş haklı. Samed ona dürüst olsun olmasına ama Nergis yine de refüze edebilir. Ha evet, aşık gibi duruyor, doğru, Nergis için de aşk parayı dövebilir, yenebilir ama hele de böyle bir durumda, bunca yalanın, Samed'in Songül hanımdan (Sumru Yavrucuk) kaçmasının falan ertesinde nasıl hoş görülecek. Bittin Samed oğlum sen.


Paylaş

Yorum yapın

 

Tüm No 309 Bilgileri