Kısmetimi Aç Aç Aç

Uzunçorap 22.7.2016 Nolur Ayrılalım
Nolur Ayrılalım

Öncelikle konuya bakınca, genelden oldukça farklı. Ortada acayip bir durum ve durumun merkezinde bir adam var. Dizideki börekçi Saadet'in dediği gibi, eli ayağı uğurlu denen insanlar vardır ya, bir yere gitseler peşinden müşteri getirir, bir çiçek eksel bire bin verir, bir yemek yapsa tadından yenmez, say say bitmez. İşte burada da evlilik mevzusunda böyle bir adam var. Bu bile başlı başına farklı bir içerik,  günümüz dizileri için.

Diziden önce okuduklarım, bu konu dışında çok ilgimi çekmemişti. Herhalde "Konu iyi ama, iyi işlenir mi?" sorusuna net olumlu bir cevabım yoktu. Dolayısıyla tereddütle diziyi izlemeye başladım.


Peki nasıl bir diziyle karşılaştım?
Dakika bir, gol bir: Dizinin başında kutuplar belli oldu. Medya camiası, şık ödül törenleri, başarıdan şımarayazmış, gözü reytingten başka bir şey görmeyen bir adam, yanında hırslı bir kadın; karşı kutupta bi o kadar salaş, özgür, reytingle işi olmayan toplumcu outdoor belgeselciler. Yani oldukça uç ve bilinen tiplemeler. Derken, olaylar gelişip detaylanmaya, karakterler siyah beyaz uçlardan kurtulup ara renklerini gösteremeye başlayınca dizi de ivme, tork, aksiyon kazandı.


Bir program tutar mı tutmaz mı konusunda sezgili, Yusuf'a yanık, ve börekler açarım sanacı, yakın arkadaş Saadet'ten ve hayatının yeni bir baharında, süslü, renkli, kaslı erkek delisi, babanne Şükufe'den de ayrıca hoşlandım. Efe çok ketum, çok ağır. Adeta slov moğşın. Accık diyalog. o da mı Azize'ye yoksa, hımm? Yusuf başka bir dünyadan yayın yapıyor sanki, dalgın. Evet, ihale falan ama olmasın mümkünse. Yapım firmasının patronu Haldun yaygaracı. Annane Nazife sevimli gibi, dur bakalım.

Dizi içindeki program fikirleri güzel. Trugay şov'un "Ünlülerin ünsüzleri" programı sanki gerçek hayatta da yapılsa, ilgi çeker. İllaki dram yönünden ele alınacak diye bir şey yok. Diğer program, "İstanbul'un Kıyıları". Belki de daha önce yapılmıştır. Yapılmadıysa bu da iyi fikir.

Dizide gelecek bölümlere dair vaat veren hoş bir taraf: Çapraz ilişkiler. Ulaş'ın babası Erciyesli İnşaatçı Nadir Erciyesli Temmuz'a iş yaptırımında bulundu. Aklı havada Temmuz ile aklı toprakta Yusuf arasında şimşeklenmeler olası. Tabii her iş başvurusu yapana "gel hemen başla" diye bir dünya olmadığına göre, Temmuz'un işe alınabilmesi için Nadir Erciyesli sağlam bir şeyler düşünmüş mü, merak konusu. Oldu bittiye gelmesin de. Azize, hem Ulaş kendisine aşık olsun diye uğraşırken hem de olmasın diye uğraşacak anlaşılan bir yandan. Kiralık Aşk'ı hatırlatıyor ama çok başka bir yerden girerek motife. İkisinde de abisi sebebiyle aslında onaylamayacağı bir şeye itilen, mütevazı aile kızı. Sonra gelsin olaylar, olaylar. Burada zaman geçtikçe Turgay'ın da Azize'ye "Zeytin gözlüm sana meylim nedendir", türküsünü çığırmaya başlaması yüksek olasılık ve bu güzel işlenirse, tadundan yenmez. Azize de "Selvi Boylum Al Yazmalım"daki meşhur "Sevgi neydi?" sorusunu sorar ve eğer dizi bir sezon daha uzasın, Azize aşkı önce Turgay'la yaşasın denmezse; karşısında ilk aşkı yerine, reality şov derken birçok şey paylaştığı gerçek aşkı Ulaş'ı bulabilir. Ne demişler, izlene görüle.


Paylaş

Yorum yapın

Nolur Ayrılalım Yazıları

 

Tüm Nolur Ayrılalım Bilgileri