Gülay Afşar, Mert Fırat'la çocukluk günlerini, ailesini, Cem Yılmaz'ı, sinema ve tiyatroyu konuştu

15.06.2018 Ufak Tefek Cinayetler
Ufak Tefek Cinayetler
NTV’den Gülay Afşar, NTV’nin bayram özel programı “eN güzel buluşmalar” için başarılı aktör Mert Fırat'la çocukluk günlerinden, babasından, annesinden, Cem Yılmaz'dan, hayattan, tiyatrodan ve sinemadan konuştu.
 
"Mutluyum"
 
Gülay Afşar'ın “Çok çalışıyorsun, mutlu musun?” sorusuna ünlü aktör, "Mutluyum, 12 yıldır İstanbul'dayım, her yıl iki oyun mutlaka sahneye koyarım. Bir yandan DasDas bünyesindeki oyunlar çok sevildi, Ufak Tefek Cinayetler dizisi de eklenince hem benim ivmem hem de mutluluğum arttı. Bununla da yetinmeyip bir de master’ımı tamamladım" açıklamasında bulundu.
 
"Kadın hikayesi olduğu için UTC'yi seçtim"
 
Bugüne kadar hep kadınlarla ortak iş yaptığını vurgulayan Fırat, "Ben UTC'nin bir kadın hikayesi olmasından çok etkilendim. Gerçekten Türkiye'de bir dizide kadın hikayelerinin anlatılması ve kadınların gerçekten başrol olması çok önemliydi. Cinsiyet eşitliğinin tartışılmadığı bir dizi olduğu için beni hep heyecanlandırdı" açıklamasını yaptı.
 
"Annemle arkadaş gibi büyüdük, baba figürünü de annem doldurdu"
 
Fırat, annesiyle olan ilişkisi hakkında, "Annem çok küçük yaşta beni doğurmuş, o yüzden arkadaş gibi büyüdük. Anne baba ayrıydı, baba figürünü sadece yazları görürdüm. O misyonu da annem üstlendi ve hep dik durdu" yorumunu yaptı.
 
"Annemle babam ben altı yaşındayken boşandı, zor bir süreçti"
 
Babası, dönemin en ünlü müzisyenlerinden ve işletmecilerinden biri olan Nihat Fırat ile annesinin boşanma sürecinin zorluğundan bahseden Mert Fırat, "Babam tanınan bir figürdü. Kamil Sönmez, Faruk Tınaz, Osman Yağmurdereli, Selami Şahin çok yakın görüştüğü arkadaşlarıydı. Bir yandan eğlence sektöründeydi. İşletmecilik yaptı. Ben altı yaşındayken ayrılma sürecine girince, babam yaşantısına devam etti. Biz annemle çok şehir değiştirdik. İlkokulu yedi farklı okulda okumuş olabilirim. Annemle babamın her barışma sürecinde şehir değiştirirdik. Bu sayede çok hızlı uyum sağlama yeteneğim gelişti, derslere ve arkadaşlarıma çok çabuk adapte oldum. Her zaman sınıfın içindeki sıkılgan, dışlanmış öğrencilerin yanına giderdim. Empati kurma alışkanlığım da böyle başladı" açıklamasında bulundu.
 
"Müziğe ve sahneye olan ilgim babam sayesinde ortaya çıktı, şöhretin ne demek olduğunu da onun sayesinde anladım"

 

 

 
Gazino yıllarında sahne aldığında büyük bir ilgiyle izlenen babası Nihat Fırat'tan tüm samimiyetiyle bahseden Mert Fırat, "Babam, her zaman kalabalık kitlelere şarkı söylerdi. Orkestrasyona, altyapıya her zaman çok önem verirdi. TRT ve Ankara Radyosu'nda eğitim aldı. Ben de ondan örnek alarak Hikmet Şimşek'in çocuk korolarına giderdim. Şarkı söylemek çok özel bir an gibi gelir bana. Babamın bu paylaşımı bu yüzden beni hep çok heyecanlandırdı. Babamın bu yanından ilham aldım. Ama beni bir türlü müzisyen yapmadı. Çünkü kendisi çok badire atlattı. Babamın en yüksek olduğu anlar ve düştüğü zamanlar. Şöhretin ne demek olduğunu da onun sayesinde anladım. Keşke onunla daha fazla vakit geçirebilseydik" dedi.
 
"Öfkeme harcanacak zaman ve efor bana zarar veriyor"
 
Farklı konulardaki ihtiyaçların, ihtiyaç sahipleri ile ihtiyacı karşılamak isteyen kişiler ve kurumların buluştuğu online bir platform olan "İhtiyaç Haritası"sının kurucusu Mert Fırat, Gülay Afşar'ın "Böylesine zor bir dünyada iyi insan olmayı nasıl başarıyorsun?" sorusuna samimi açıklamalarda bulundu: "Öfkeme harcanacak zaman ve efor bana zarar veriyor. Bu kızgınlıkla devam edersem bana zararı olacak diyor ve aklımı devreye sokuyorum. Ne olursa olsun, kalp kırmadan, sonuca yönelik, huzur içinde, hasarsız ilişkiler kurmalıyız"
 
"Cem abi iş konusunda çok nettir"

 

 

 
Gülay Afşar'ın "Cem Yılmaz, sette sert bir insan mıdır?" soruna şöyle cevap verdi: Cem abi iş konusunda çok nettir. Bütün karakterleri tahtaya çizer. Ne istediğini çok iyi bilir. Bu oyuncu için büyük bir nimet. İşini bu kadar sahiplenen, gözlerinde hep bir çocuk saklayan, enerjisiyle herkese yetişebilen bir adam varken, oyuncu da kendisine ‘Ben neden üzerime düşeni yapmayayım?’ diyor. Ne güzel ki Cem abiden, Şener Şen'den, Ozan Güven'den, Can Yılmaz'dan, Zafer Algöz'den bir şeyler öğrenebiliyorum. Ego yapamayacağın tek ortam” dedi.
 

Paylaş

Yorum yapın

Tüm Yazılar