Erkenci Kuş'ta milat bir bölüm oldu

Uzunçorap 22.9.2018 Erkenci Kuş
Erkenci Kuş

Pembe Zarf konusu

Bu bölüm aşıkların kavuşması bakımından tarihi bir bölümdü. Geçen bölüm yazımda locadaki buluşmanın, Sanem'in dilek ağacına astığı pembe zarfla ilgisi olduğunu tahmin ettiğimi yazmıştım. Gel gör ki hiç bağlantısı yoktu. Doğrusu ileriki bölümlerde pembe zarftan güzel bir şey çıkmasını bekliyorum. Dizide sevdiğim bir şey, ayrıntılara kıymet verilmesi, dikkat çekilmiş bir ayrıntıya sonraki bölümlerde rastlamak. Dolayısıyla bu konuda umutluyum. Neyse, pembe zarf olmadı ama, bölümde Albatros'un açığa çıktığı yani Sanem'in albatros usta meğer kimmiş, anladığı sahneye yolu döşeyen taşları da yeterince tatmin edici bulmadım. Sanem Güliz'in söylediklerinden etkilenip arabadan indi, partiye gitmekten vazgeçti. Ok. Orada sorun yok. Sonra durumu öğrendiğinde Can'ın verdiği tepkiler tuhaf. Güliz'e kendi kibarlık sınırlarında esti gürledi, ardından odasına gitmiş gördüğümüz o ki ve telefon elinde. Fakat Sanem'i aramadığı gibi, telefonu da yatağın üzerine attı, sonra da kimbilir nereye gidiyordu. Tam o sırada Sanem'den "Keşke..." diye bir mesaj geldi ve Can giyinip partiyi terkedip Sanem'in yanına gitti. Sanem'den o mesaj gelmeseydi, Can "Eee bu da sıktı artık, trip trip benimki de can" diye mi düşünüyordu, ne düşünüyordu, anlamak zor. Üstelik Sanem kendisine bu kadar adım atmış, yanına gelmek için gece ay ışığında çadırdan kaçmış, hamakta onunla birlikte uyumuşken. Bu bölüme kadar Can'ı anlıyorum sanıyordum, burada zannım o ki memleketçe çuvalladık.
 

Aylin saatli bombası
Aylin birşeylerin pimini çekecek, az kaldı, yakındır. Şimdi çiftimiz kavuştu. "Mutlu günler" düzlüğüne girdik. Ama Erkenci Kuş seyircisi acaba "canem" çiftinin mutlu günlerini sorunsuz izlemeyi ne kadar süre sever. Bilmiyoruz. Herhangi bir sorun olmadan sadece kavuşma, öpüşme, tatlışlıklar. Yani gidebildiği kadar gitsin. İyi olur. Fakat sıkılma başladığı anda, bilin ki Aylin kuytuda bekliyor. Bu bölümde Polen'i kışkırtmalarıyla bunun sinyallerini verdi. Herkese tepeden bakan kibirli haliyle sanki dedi ki, "Bu iki saftirik biraz sahte mutluluklarını yaşasınlar, sonra Sanem'in ipliğini pazara çıkaracağım, Can'ı az daha meslekten men ettirecek skandalda fotoları sızdıranın Sanem olduğunu Can'ın bilmesini sağlayacağım." Aylin bu süreçte Emre'yi de harcar mı, yoksa onu gölgede tutacak bir şeyler kurar mı göreceğiz. Aylin'de öyle bir damar var ki, her zaman soğukkanlı davranamıyor, bazen duygularına yenik düşüyor, bazen anlamsız hamleler yapıyor. Bu bölümde Polen'i kışkırtması Can'la Polen eski hayatlarına dönsünler ki, Can da dünyanın uzak yerlerine, nereye gidecekse çeksin gitsin, diyeyse, Can burada babası yüzünden kalıyor, Aylin bunu biliyor olmalı. Sanem'le ilişki yaşarlarsa temelli buralı olur, diye endişesi varsa da, zaten Emre'yle ilişkisini desteklediğini de anladı, Can'ın desteği Aylin'in işine gelir. İş anlamında zaten Emre'nin kreatif kısımda etkin olamadığı da belli oldu. Emre de deneyimleyerek gördü bunu. Yani Aylin'in bu fişfikleri suyu bulandırmaktan başka ne. Aylin mikser mayalı olarak ortalığı karıştırma görevi görecek, tahminim o ki.
 
 
Önce Ceycey patladı
Aylin'e saatli bomba dedim ama önce Ceycey patladı. Ama Ceycey'in patlaması nasıl olur? Ceycey tatlı patladı tabii ki. Yani kızardı bozardı, nihayetinde dayanamayıp aşkını itiraf etti Ayhan'a. Önce tipik taktikleri denedi denedi, kızımız anlamayınca da laflarını koyverdi gitti. Bu bölüm onların aşk süreci bakımından da bir milat oldu. Dağ dağa kavuşmaz derler, Sanem Can'a, Ceycey de Ayhan'a kavuştu bu bölüm. Bu arada bölümü izlerken, herhalde ortak sahneleriydi, birden Muzaffer'i oynayan Cihan Ercan'la, Ayhan'ı canlandıran Ceren Taşçı'nın No:309'da evli bir çifti canlandırdığı aklıma geldi. Nereden nereye. O zaman izlerken de inanmıştım karakterlerine ve şu anda da aralarındaki arkadaşlığa, yani farklı ilişkiye de inandırmışlar. Bu bir başarıdır. Tebrik ederim.
 
 
Boynu bükük, gözü yaşlı Leyla
Bu bölümde anladık ki, bize bariz bir şekilde gösterilmese de Leyla Emre'den, kendisi de duygularının farkında olarak, hoşlanıyormuş. Geçen yazımda, "Leyla Emre'den hoşlandığının farkında olmayabilir, hoşlanıyorsa da biz de henüz net olarak bilmiyoruz" mealinde yazmıştım. İşte bu bölüm durum netleşmiş oldu. Leyla, Emre tarafından ekildikten sonra sahildeki parkta kendisine "Gerizekalı" diyerek ağladı. Eğer toplum başka bir toplum olsaydı ve Leyla biri sırf kendisini yemeğe davet etti diye hallenseydi paranoyak falan sayılabilirdi. Fakat çoğunluk bir yandan kendini garantide tutarken karşısındakinin düşüncesini duygusunu tahmin ederek adım atmaya çalıştığı ve alt metinlerle anlaşmaya çalıştığı için aslında Leyla'nın böyle yorumlaması gayet normal. Peki niye bu duruma düştü? Emre bildiğin Emre, toplum bildiğin toplum. Elde olan bu, Üzgünüm Leyla.
 
 
Erkenci Kuş cumartesiye kondu
Evet, bu hafta "Ufak Tefek"lerin ekrana dönüşüyle, "Erkenci Kuş" salıdan havalandı ve cumartesiye kondu. Bu akşam yeni günündeki ilk bölümü yayınlanacak. Dilerim bu birkaç günlük minik ara, az bir süre de olsa ekibe iyi gelmiştir ve daha da güzel bölümler bizi bekliyordur. Bu akşam yeni bölümde görüşmek üzere...
 
 
* Erkenci Kuş, 11. Bölüm, #BeklenenBuluşma
 

Paylaş

Yorum yapın

 

Tüm Erkenci Kuş Bilgileri